Yazılarım
BİR DÜŞ... BİR GERÇEK!
15.01.2017
Ankara, 15 Ocak 2017

"Ne oldu kızım? Niye o güzelim yüzüne hüzün çökmüş?" 
- Daha ne olsun baba, TBMM'de Anayasa ile rejim değiştiriliyor. 
"Öyle mi? Kaygın, üzüntün bundan mı?"
- Bir ben miyim kaygılı? Bir ben miyim üzüntülü? Sen olsan üzülmez misin?
"Üzülmem"
- Bunu sen mi söylüyorsun baba? Sana inanamıyorum.
"İnan üzülmem, kızım"
- Cumhuriyet'i, laikliği, Atatürk'ü bize durmadan dinlenmeden anlattın durdun.
"Doğru... Anlattım... Bizi öteki İslam ülkelerinden ayıran dünyanın en büyük devrimi dedim. Atatürk bu devrimi siz gençlere emanet etti. Yine de diyorum. Bir şey daha dedim Atatürk'ün yolundan ayrılmayın. Siz ne yaptınız? Size emanet edilen Cumhuriyet devrimini korudunuz mu? Oturup ıslık çalmadınız mı? Hatta Atatürk'ün yerine diğer dünya ülkelerinin liderlerini zaman zaman koymadınız mı?"  
- Baba yine aynı şeylere takılıp kaldın. Biz Atatürk'ün yerine kimseleri koymadık. Onun da örnek aldığı gibi, bizler de ülkesini kurtaran, mazlum halkların yanında yer alan liderleri okuduk, öğrendik, öğretmek için mücadele ettik. Hatta genç abilerimiz 'Bağımsız Türkiye' diye haykırdıkları için bedelini canlarıyla ödediler. Atatürk'ün yerine birini koymak olur mu? Ben sana Pakistan'ın ilk kadın başbakanı Benazir Bhutto'yu örnek verince ne dedim?
"Bak bir kadın isterse her şey olur. Benazir Bhutto, babası asıldıktan sonra ülkesinin ilk kadın başbakanı oldu. O güzellikle, o zenginlikle, o eğitimle çeker gider istediği ülkede istediği gibi yaşardı. O ne yaptı? Hapislere, sürgünlere karşın ülkesinde kalıp mücadele etmeyi seçti"
- Baba, Benazir örneğini unutmadım hatta şunu da söyledin: “Bak, Benazir Bhutto Pakistan’ın ilk kadın başbakanı oldu. O sizin kadar şanslı değil onun bir Atatürk’ü de yok.” Ne oldu? Benazir Bhutto’yu da öldürdüler! 
"Düşüncelerini de öldürdüler mi?"
- Elbette hayır! Benazir kitabımı tüm İslam ülkelerinde Benazir rüzgârı esecek diye yazdım. O umudumu hep koruyorum. 
"Sen Cumhuriyet umudunu koru... Cumhuriyet kolay kurulmadı. Ülkenin tüm renklerini Atatürk bir araya topladı. Bugün ne kadar güç zehirlenmesi, kutuplaşma yaşanırsa yaşansın Cumhuriyet hep kimsesizlerin kimsesi oldu. Cumhuriyet olmasa bazı değerlerimiz dünya çapında olur muydu? Unuttun mu, Nobel Bilim Ödülü'nü alan adam ne dedi, bu ödülü Cumhuriyet'e borçluyum ve getirip ödülü Anıtkabir’e bıraktı. Hiç mi ders almadın?"
- Biliyorum.
"Bilmiyorsun! Bilsen umutsuz olur musun? Süngünü düşürür müsün? Mücadele edeceksin! Ülkene ve insanına güveneceksin. TBMM’den geçsin, diyelim ki referandumdan da geçti. Hiç bir şey olmaz. Cumhuriyet kimin hayatına dokunduysa o hayat yeşerdi. Hatta Cumhuriyet’e karşı olanlar bile onun sayesinde o yerlerde oturuyorlar. Cumhuriyet’in güzelliklerinden kimse vazgeçemez. Hadi gül artık... Git bana bir çay koy, bir de ananı çağır, sen de git işine gücüne bak."

Mutfağa yürürken; ansızın saatin alarmı çaldı.
Meğerse düşümde rahmetli babamla konuşuyormuşum.

Cumhuriyet’in güzelliklerinden kimse vazgeçemez!

Yaşar Seyman
yasarseyman@gmail.com
Paylaş