Yazılarım
'ÜNLÜLERİ' DİNLİYORUZ. YETKİN İSİMLERİ DEĞİL...
20.02.2017


Ankara, 20 Şubat 2017

Etkinliklere koştuğum şu günlerde iki kadın aktivistle konuşmamı yazmak istedim.

İlki, bir etkinlik yapan demokratik kitle örgütü, kadın hakları savunucusu milletvekiline; ‘biz bir panel yapmak istiyoruz, konuşmacılar konusunda bize yardımcı olur musunuz?’ diye sorarlar. Milletvekili de ‘elbette neden olmasın,’ der. Yöneticiler masaya oturur oturmaz, konuyu açar, ardından da yetkin isimler konuşulmadan ünlü bir konuşmacı olsun diye isteklerini söylerler. ‘Ünlü olursa herkes dinlemeye gelir. Sonra televizyoncu ve gazeteci olursa dönüşte etkinliği yazar ve Türkiye bizi duyar. Konuşmacı ünlü biri olsun!’ 

Konuşma sonunda konuya uygun bir ünlü bulunur. Üne yüklenen tanınır olmak. Tanınsın da güzel konuşmasa da olur. Çünkü yıllardır popüler kültürün yaratısı isimler aynı zamanda ünlü oluyor. Herkes o ünlüyü dinlemeye koşuyor. O ünlülerin çoğunu medya yaratıyor, kamuoyuna sunuyor sonra da her partiye uygun bir ünlü transfer ediyor. Bir de belli cemaatlerin ünlüleri var. Sorun yok çünkü bin bir emekle kurulan örgüt emekçileri de ‘ünlü’ arıyor. 

Bir başka kadın başkan, 8 Mart öncesi Demokratik kitle örgütlerinin ortaklaşa etkinliğinde kendince kadın mücadelesine emek veren isim olan yazar ve akademisyen konuşmacı öneriyor. ‘Bu konuşmacılar alanında yetkin, konunun uzmanı gereksinim duyduğumuz konularda aydınlanır ve kitlemize iyilik etmiş oluruz,’ diyor.  Karşısında bir kadınla konuştuğunu unutan erkek başkan, ‘ünlü biri olsun! Şu milletvekili erkek ama son zamanlarda biraz ünlü oldu onu çağıralım, ‘diyor. Kadın şaşkın ve mutsuz önerdiği konuşmacıları geri çekiyor. 

Oysa yıllardır iktidar olanlar ünlülerle değil dünya görüşlerine, örgütlerine gönül veren, inananlarla gelip siyasi iktidarlarını yarattılar. Sonra hiç adını sanını duymadığımız ünlüleri her gün bir kanalda, bir gazetede, bir örgütün başında başkan olarak görünmeye, sözünü söylemeye yazısını yazmaya başladı. Ünsüzlerle iktidar olan muktedirler televizyonlara yorumcularını, ulusal gazetelere yazarlarını transfer etmeye başladı. Hatta iktidarın bazı kalemleri rüyasında görse inanmayacağı gazetelerde yazılar yazmaya kısa zamanda ünlü olmaya başladılar. 

Ünlü kimdir?

Yaşar Kemal’dir, Yıldız Kenter’dir, Yılmaz Güney’dir, Türkan Şoray’dır, Abidin Dino’dur, Türkan Saylan’dır.  

Kalıcı mıdır? 

Ölümsüzdür...

Atatürk Kurtuluş Savaşı’nı ünsüz kahramanlarla verdi. Sonra onların her biri birer ölümsüz değer oldular. Kitapları yazıldı, film ve belgeselleri yılları aşıp geldi. 

Var mısınız?

Dünya görüşü sağlam, yüreği sevgi dolu, ülkesini seven, popüler kültürün yaratısı olmayan ünsüzlerle yürüyüp ilk büyük sınavımız Referandumdan başarılı çıkmaya; var mısınız?

Yaşar Seyman
yasarseyman@gmail.com 

Paylaş