Yazılarım
1 MAYIS
30.04.2015

1 Mayıs işçi ve emekçinin bayramı olarak dünyada kutlanırken, bizim kuşak 1 Mayıs’ı ‘Bahar Bayramı’ bildi ama işçi bayramı olarak kutladı.

Bu topraklarda 1 Mayıs öncesi sosyalistler ve ‘eski tüfekler’ birkaç gün önceden gözaltına alınmaya başlar, yüreklere korku salınır. Çocuklar korku dolu sorularına yanıt ararken; anne ve babalarını korku içinde 1 Mayıs’a uğurlar. İşte bu zulüm sadece bizim topraklarımızda yaşandı ve yaşanıyor. 1 Mayıs biz de sevinçle, coşkuyla bayram tadında öyle az sayıda kutlandı ki!

Bunda ülkeyi yönetenlerin, işverenlerin, siyasi partilerin kusuru, günahı öyle çok ki… Oysa ülkelerin çalışma barışını sağlayan üç taraftan biri olan emek örgütleri, sendikalar değil mi? İşçinin ve emekçinin ‘Birlik ve Dayanışma Günü’ne adı üstünde bayramına niye sıcak bakılmaz, coşkuyla kutlanmasına izin verilmez?

Onlarca yıldır emek temsilcisiyim, ilk kez 2010 yılında yasal bayram olduktan sonra Taksim’de coşkulu 1 Mayıs kutladık. O yıldan sonraki tüm 1 Mayıslar burnumuzdan geldi. İşçi örgütleri bu yıl paramparça oldu. Biri Zonguldak’ta, biri Konya’da bir diğeri Taksim’de kutlamak istiyor. İşçi örgütleri gibi kamu çalışanları da parçalandı. Oysa gün işçinin ve emekçinin kenetlenme ‘Birlik, mücadele, dayanışma’ ve uluslararası bayram günü değil mi?

Taksim emeğin bayram yeridir! Ülkemizin en kitlesel, en görkemli ne yazık ki en kanlı 1 Mayısları Taksim’de kutlandı. Taksim Kazancı Yokuşu’nda 1 Mayıs 1977 yılında onlarca işçi katledildi. Taksim’de 1 Mayıs kutlanmayıp nerede kutlanacak?

Bakın, ‘Kaldıraç Bilkent’ grubunun Facebook sayfasında gençler adına 1 Mayıs çağrısı yapan Bilkent Hukuk öğrencisi Ozan, nasıl sesleniyor:

“Arkadaşlar, hepinizi 1 Mayıs’ta Berkin’in katillerinden hesap sormaya, saraylarını, nükleer santrallerini başlarına yıkmaya, Soma’da katledilen madencilerin babasız kalan çocuklarının yanında olmaya, özgürlük, emek, adalet için, nefes alabilmek için, hepinizi 1 Mayıs’ta Taksim’e çağırıyoruz!”

1 Mayıs 2013 tarihinde Taksim Meydanı’na sendikacılar değil gençler girdi. Gençler, ‘Gezi Direnişi’ ile tarih yazarken, bedelini canları ile ödediler. Sendikalar, Taksim için tek ses tek nefes olacağına her biri başka kentlerde 1 Mayıs’ı kutladığını söyleyerek, 1 Mayıs ruhunu yok ediyorlar!

Yıllardır dillendiriyorum; devlet 1 Mayıs 1977 Anısına Taksim’e bir emek anıtı yapmalıdır. Taksim 1 Mayıs’ta emekçilerin olmalıdır. Taksim koca bir şehrin meydanıdır ve meydanlar ülke halklarının nabzının attığı alanlardır.

Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye destanındaki şiiriyle yazımı noktalamak istiyorum…

ONLAR
 
 
Onlar ki toprakta karınca, 

                                   suda balık,
                                                havada kuş kadar
                                                             çokturlar;
korkak,
            cesur,
                     câhil,
                             hakîm
                                      ve çocukturlar
ve kahreden
                 yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

En bilgin aynalara
         en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için :
    zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
                                                                 denildi.


YAŞASIN 1 MAYIS!

 

Yaşar Seyman

yasarseyman@gmail.com

Paylaş
  • bumcombe