Yazılarım
YÜREĞİNDEN VURULAN KADINLAR
01.12.2015

Ankara, 1 Aralık 2015

Bu topraklar acılı kadınların toprakları...

“Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır

Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan

Karabasanlar gibi çizer kadınların yüzünü” diyor Nazım. 

Ansızın bir kadın ansızın kaybettiği erkeğinin ardından ses veriyor. Babasının, eşinin, kardeşinin, oğlunun... Yetim kalıyor, dul kalıyor, kardeşsiz, oğulsuz kalıyor. Bu kınalı coğrafya onlarca yıldır kanlı bir coğrafya oluyor.

Güzün son günleri...
28 Kasım sabahı ajanslara kara haber düşüyor...
Diyarbakır Barosu Başkanı, avukat, insan hakları savunucusu Tahir Elçi öldürüldü...
Ahmet Kaya’nın söylediği, Yusuf Hayaloğlu’nun dizeleri ‘Diyarbakır Türküsü’ dillere düşüyor: “Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım / Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım.”

Kaç kadın faili meçhullere uğrayan sevdiği erkeğin ardından ağlıyor; sayısını unutmak olası mı? O kadınların sayıları insan hakları arşivi yüreğimde saklı asla o adları unutmam hepsi de sevdiği erkeğin ardından konuşurken; yaşarken o acıyı öyle soylu taşıyor ki bu duruşlarına vurgunum...

Biri Kemal Türkler‘in, biri Abdi İpekçi’nin, Biri Hrant Dink’in, biri Tahir Elçi’nin ardından ses veriyor... Sayıları öyle çok ki, biri anne Fadime Göktepe, biri Çetin Emeç’in kızı Mehveş Emeç biri Cihan Sincar... Sesinizi duyuyorum faili meçhullerin acısını çeken anneleri, eşleri, kızları sayıyorsunuz... Sayfi Sarısülük, Emel Korkmaz, Gülsüm Elvan... Biliyorum hepsini, birini bir diğerinden ayırmak, acıları yarıştırmak istemiyorum. Acısı yürek dağlayan bu son olsun diyeceğim en taze acılı kadın Türkan Elçi’nin eşinin ardından seslenişini köşeme taşımak istiyorum...


TÜRKAN ELÇİ’NİN AĞIDI

“Tahir’i faili meçhuller ordusu karşılayacak. Yüce insan, seni tanıtmaya ne hacet... Seni bütün faili meçhuller, bütün âlem tanır. Senin bize bir ömür hakkın geçti. Ona, ‘Biz seni buradan izledik, faili meçhullere bir ömür adadın’ diyecekler ona. Soracaklar ona, ‘Tahir Elçi sen geldin, kaldı mı senin gibi kınalı güvercinler?’ Tahir Elçi’nin o zaman, 'geldiğim yerde hepi topu bir avuç güvercin vardı. Kartallar, şahinler, leş kargaları kol geziyordu' diyecek onlara. Seni kim savunacak dediklerinde, ‘arkamda eşim var’ diyecek.

Bugün yurt dışına çıkış yasağın kalktı. Artık özgürsün. Hakkında açılan davanın duruşması da çok ileri bir tarihe ertelenmiş olsa da hakkını savunmak için hazır bulunacağım.

Bütün faili meçhuller onu bağrına basacak.  Ensesinden vurulmuş, ağzından zeytin dalı düşürülmüş bir halde dört ayaklı minarenin en tepesine konacaksın. Tarih anlayacak seni. Kirli medya, tehdidin kol gezdiği sosyal medya, televizyonlar, hedef gösterdiğiniz gazeteler, hoşça kalın. Geçirildiğin işkence tezgâhları hoşça kalın.” 

Türkan Elçi, siz yalnız değilsiniz acınız acımızdır...


Yaşar Seyman
yasarseyman@gmail.com

Paylaş
  • bumcombe