Yazılarım
DUYARLI İNSANLAR YARALI
03.03.2016

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan’a saygıyla...


Şiddetin demirbaşı kadınlar ülkesinden yazıyorum…

Ülkemizde her gün en az bir kadın şiddetten öldürülüyor.

Öldürülen kadının öyküsünü ne yazık ki etrafındaki erkekler anlatıyor. Kadınlar cenazeleri kaldırıyor...

Neden yaptın sorusuna yanıt ise; ‘ seviyorum hem de çok seviyorum.’  Koca bir yalana eklenen ‘seviyorum’ sözcüğü bile yaralanıyor. Oysa hepimiz sevginin yaşamları yeşerttiğini, güzelleştirdiğini, insanı yaşattığını biliyoruz.

Öldürülen kadınlar, dolan hapishaneler ortada kalan çocuklar ve paramparça ailelerin yaşamlarına tanık olmanın duyarlı yüreklerdeki mutsuzluğu bir başka sorun yaratıyor.

Son dakikalar ülkesinde yaşıyoruz…

Son dakikalarla ülkenin her yerinde hatta Başkent’inde bombalar patlıyor. Yaşamlar kararıyor. Bombalar patlayan şehirlerdeki insanlar telefonlarda soran yakınlarına, dostlarına, ‘Yaşıyorum.. İyiyim’ derken bir sevinç değil mahcubiyet duyuyorlar.

Koca bir ülke son bir yılda bir insanın hırsı için böyle yönetiliyor. 

Böyle bir ülkede Mart ayı gelince leyleği havada gören kadın hakları savunucuları, aktivistler ne konuşsun? Ne yazsın? Hangi çiçek umut açsın? Hangi başarı öyküsü anlatılsın? Hangi kadın demokratik – laik ülke bireyi olmakla sevinsin. Hangi kadın başarı öyküsünü uluslararası dünyaya taşısın?

Bu kan revan ortam yetmiyor gibi bir de ’90 yıllık enkaz devraldık’ sözünü yazıp bir kadının eline tutuşturuyorlar. O da varlık nedenini unutup, erkeklerin sözcüsü olmayı seçiyor ve bu sözü söylüyor. Oysa biliyoruz ki kadın 90 yıldır ülkemizde birey ve insan olarak yaşıyor.

Bu şiddetin bu politik cinayetlerin bu inkâr politikalarının altında yatanı biliyoruz. Görüyoruz. Amaç kadın toplumsal alanda mücadele vermesin. Kamusal alandan çıkarılsın. Çalışma yaşamının dışına itilsin. Birey olarak verdiği mücadele görünmesin.  Çünkü İslam ülkeleri arasında demokratik- laik tek ülke olan Türkiye ve Türkiyeli kadın örnek olmaktan uzaklaşsın...

Cumhuriyet’in eseri kadınlar yaşamın her alanında ilkleri ve tekleri başarılı ile taşımışlardır. Kadın insan olma mücadelesinde akıl almaz yol almıştır. Son yıllarda televizyonlardaki tartışma programlarında erkeklerin sözcülüğüne soyunan bir iki kadın dışında kadının televizyon tartışmalarında olmaması çağdaş yaşamda kadını koparmanın bir başka yoludur.

90’lar Türkiye’sinde örgütlenen kadınlar ve örgütleri kadın sorununda gündem belirleyen konumdadır. Yaşamın her alanında toplumsal uğraşını başarı ile sürdürmektedir. Kadın üzerinden söz söyleme, gündem oluşturma oyun ve tuzakları çoktan bozulmuştur.

Kadınımız amacı, kavgası, sevgi dolu yüreği ile toplumsal mücadelesini ötelere taşımaya kararlıdır.

‘Kadınsız toplum eksik toplumdur.’

Duyarlı insanları daha fazla yaralamayın…

 

Yaşar Seyman

yasarseyman@gmail.com

Paylaş
  • bumcombe