:: Yaşar Seyman :: - Yazılarım
Yazılarım
Siyasetin Ruhu
16.02.2012

(Yurt Gazetesi)

Siyasetin dili kadar siyasetin ruhu da önemlidir.

Partinin, örgütün, kentin, insanın ruhu olmalıdır.

Yaşamın, aşkın, dostluğun ruhu yoksa tadı da yoktur.

Başarıdan yoksun ve uzaktır.

Siyaset ruhu olan kadroların başaracağı bir uğraştır.

Okulu yoksa ruhu olmalıdır.

İnançlı, kararlı birbirini seven insanlarla siyaset yapılır.

Sevgi ve güven egemen olmalı.

Bunlardan yoksun bir siyasetin iktidar olma şansı olamaz.

Olmuyor da…

Bir tüzük tartışması sırasında şair Can Yücel’in kalkıp;

“Bu ülkede sosyalist olmak için tüzük değil...” ve ardından söylenen sözü bilmeyen yoktur.

Sözünü ettiği program ve tüzükler ne kadar demokratik olursa olsun onu yaşama dönüştüren kadrolardır. Önemli olan o siyasi kadroların, ortak aklın, partinin programını içselleştirmiş, tüzüğünü bilen, inançlı, kararlı birbirinin seven, iktidar düşleyen insanlardan oluşmasıdır.

Her uğraşın da bir ruhu vardır.

Bakın dünyaca ünlü piyanist- besteci Tuluyhan Uğurlu bir söyleşi de ne diyor:

“Konserime gelmeyen, siyasetin ruhunu anlayamaz.”

- Politikacılar konserlerinizin açılışında yer alıyor, sonra gidiyorlar.  Sanattan anlamadıkları için mi?

- Sizin aracılığınızla şu mesajı herkese ve özellikle politikacılara vermek istiyorum. Siyaset yapmak isteyen politikacının benim konserlerime gelip, baştan sona kadar kalıp saygıyla dinlemesi lazım. Çünkü ben sadece müzik yapmıyorum, esinlendiğim, ilham aldığım kaynakları tüm Anadolu uygarlıklarını sine vizyonda gösteriyorum. Güneş ülke Anadolu’mun tüm renkleri hem görsel olarak hem de müziğiyle eserimde sergileniyor. Türkiye için planı, hayali olan siyasetçileri daha fazla duyarlı olmaya ve konserlerimi izlemeye çağırıyorum. Konserin açılışında gelen ve on dakika sonra kalkıp giden politikacı, siyasetin ruhunu da anlayamaz. Konserime gelen siyasetçi veya başbakan her sanatsever gibi bir buçuk saat dinlemeli ki, Türkiye’nin hayallerini, Roma’dan Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya Cumhuriyet’e kadar medeniyetini, kültürünü hissedebilsin ve sanat ruhlu siyaset yapabilsin. Konserime gelmeyen politikacı siyasetin ruhunu anlayamaz.

Sanatın ruhundan anlamayan siyasetçilerin diktatör olma özlemi bundandır. Yüreklerine bağdaş kurmuş kin ve kibir bundandır. Anadolu’nun ağıt toplumu olması bundandır.       

Dert çok derman ellerimizde biliyorum.

Bu süreçte CHP’nin tüzük kurultayını önemsiyorum.

Tüzük kurultayına giden CHP büyük bir okuldur. Sosyalist Enternasyonal üyesidir. Parti tüzüğüne ilk kez kadın kotası koyarak örnek olmuş;  CHP’sini erkek görünümlü parti olmaktan kurtarmıştır.

Dünya sosyal demokratlarının tüzükte önem verdiği etik değerleri, demokratik ilkeleri çağın gereklerine ve çağdaş hukuk normlarına göre düzenlemelidir.

Kurultay sonrası yapılacak ilk iş onaylanan tüzüğü yaşama dönüştürmek için “Değişimin ve dönüşümün gücü CHP” sloganını duvardan silip yaşama katmak, parti kadrolarına ruh vermektir.

İktidar öyle yakın ki, yeter ki isteyin…

Paylaş
  • bumcombe