Yazılarım
Bizim Liderlerimiz Devrimcidir
06.05.2013

Bazı günler künyemize kazılmıştır.

6 Mayıs’ta o günlerden bir gündür.

5 Mayıs 1972 akşamı gün dönünce Hıdır ile İlyas peygamberlerin buluştuğu gün olan Hıdrellez şenliğinin coşkusu sarar. 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece dileklerimizi yazıp gül ağacının altına koyarız. O akşamda arka sokakların gençleri olarak öyle yaptık. Herkes dileğini bir kağıt parçasına yazıp bulduğu gül ağacının altına sakladı…

Sabah uyandım ki ne uyanayım?

Annemle babam balkonda fısıltı halinde konuşuyorlar.

Sanki aileden biri ölmüş ya da birileri…

Önce saklamaya çalıştılar.

Sonra öğrendim ki Deniz, Yusuf, Hüseyin asılmış.

Babam mahallenin muhtarı olarak gece yarısı dönemin ‘MezarlıklarMüdürü’nün evini göstermek için derin uykudan uyandırılmış...

Sonra da annemle sabaha kadar balkonda oturmuşlar.

Uyku tutmamış onları...

Ya o idama oy veren milletvekili olsaydı babam?

Ya da kalemi kıran yargıç?

İnsanın babasının uğraşından utanmaması ne güzel?

Ne büyük onur…

Oysa o gece gül ağaçlarının altına yazılı dilekler kondu.  

O gece ne umutlarla uykuya daldık.

Uyandık ki, gülün altına konan dileklere kan damlamış.

O günden sonra ne dilek tuttuk, ne de gül ağacının altına koyduk.

Hıdrellez ritüeline bile haksız yere kırıldık.

Her şeye kırıldık.

Yandık.

Yangın tüm ülkedeki yürekleri sardı.

Görmek mi istiyorsunuz?

Bakın 6 Mayıs 1972’den sonra doğan kız – erkek kaç çocuğun ismi Deniz’dir.

İnan’dır, Yusuf’tur.

Bizim kızın adı Deniz’dir!  

Can Yücel’in o ölümsüz şiiri ne çok şey anlatıyor:

MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim
                      O, onun en güzel yüz metresini koştu
                     En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
                    En hızlısıydı hepimizin.
                   En önce göğüsledi ipi...

Acıyorsam sana anam avradım olsun.
                 Ama aşk olsun sana çocuk. AŞK olsun!

Üç fidanımızı 41. Yılında özlemle anıyoruz…

 

Yaşar Seyman

Paylaş
  • bumcombe