Yazılarım
BARIŞ’I VURDULAR!
15.10.2015

Ankara’nın güzü çok güzeldir bilen bilir...

Ankara sonbaharı yaylagüzeli bir şehrin sonbaharıdır.

Seyrine doyum olmaz sonbaharda atkestaneleri dökülen güz yapraklarına karışır. Serin esen rüzgârı insanı soluklandırır. Ankara sevdalıları bilir o güzelliği ve Ankara’nın güzünü özler...        

Cumartesi güneşli sonbahar günü patlayan bomba Ankara’nın güzünü karakışa çevirdi.

"Bu meydan kanlı meydan" türküsünü rahmetli Ruhi Su yıllar önce "Kanlı Pazar" için söylemişti. Asırlar aşan türküler gibi bu türküde 68 Kuşağı'ndan 78 Kuşağı'na ve Y Kuşağı'na ulaştı. "Kanlı Pazar’dan "Kanlı Cumartesi'ye uzanan türkü ağıt oldu…

Düşleri zorlayan bu katliam Cumhuriyet döneminin en büyük ‘Ankara katliamı’ olarak ‘Kanlı 1 Mayıs Taksim’den sonra emekçi katliamı olarak da tarihteki yerini almakta gecikmedi. An karardı, gün karardı, yaşamlar karardı…

O gün Başkent’te Barış vuruldu...

Akıl almaz bu katliam öncesi insanlar güle oynaya ülkenin kalbine yolculuğa çıktılar. Dillerdeki şarkı barıştı. Barış istemek dünyanın hiçbir ülkesinde suç sayılmazdı. Daha birkaç gün önce ‘Nobel Barış Ödülü’ ‘Tunus Dörtlüsü’ne verildi. Her düşüncede insan barış için koşmalı, halaya durmalı, haykırmalı hatta barış adına bir yaşam adamalıydı…

Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlar Ankara Garı’nda buluşup Sıhhiye Meydanı’na yürüyecekti. Hazırladıkları renk renk pankartların kendilerine, arkadaşlarına, yoldaşlarına, sevdiklerine sedye, kefen olacağını nereden bilebilirlerdi? Tuttukları pankartlar kollarını alıp götürdü, sevdiklerinin kolunu kanadını kırdı.. O gün Ankara’da binlerce insanı vurdular. Barış’ın işçi hakları savunan babasını vurdular! Dokuz yaşındaki Batmanlı Veysel’i vurdular! Yetmiş yaşındaki anneyi vurdular! Ankara’yı vurdular! En önemlisi Barış’ı vurdular…

Milyonlarca insan tepeden tırnağa yaralıydı...

Pazartesi İbni Sina Hastanesi önünde toplandık. Mitingi hazırlayan sivil toplum örgütlerinin başkan ve yöneticileri oradaydı. Yıllardır birlikte yürüdüğüm, sloganlar attığım, söyleştiğim insanları hiç bu kadar acılı görmedim. Bu büyük acı yaşamın her alanına sinmişti. İnsanlar yaralı, kent yaralı, olay yerine bıraktığımız karanfiller bile yaralıydı...

Ağıt olan türküye karşın yine büyük usta Ruhi Su'nun ağız dolusu söylediğimiz türküsü var:

Hep bir ağızdan söylemeliyiz:

"Sabahın bir sahibi var
Sorarlar bir gün sorarlar
Biter bu dertler acılar
Sararlar bir gün sararlar."


Yaşar Seyman
yasarseyman@gmail.com

Paylaş
  • bumcombe